Biyografi

Bilge Kral Aliya

1925 yılında Bosanska Kruba şehrinde doğan Aliya İzzetbegoviç Saraybosna’da büyüdü. 1943 yılında Alman Erkek Lisesi’ni bitiren Aliya, 2. Dünya Savaşı boyunca faşist ideolojiye, daha sonra ise komünist ideoloji ve uygulamalarına karşı çıkarak Mladi Müslümani (Genç Müslümanlar) isimli, kolej ve üniversite öğrencilerinden oluşan ve Bosnalı Müslümanları 2. Dünya Savaşı sırasında yaşanan biyolojik soykırımdan; savaş sonrasında ise manevi soykırımdan kurtarmak amacını güden bir organizasyonun kurucusu oldu.

Okumaya devam →
Gezi

Brezilya’daki Son TURCO

Brezilya’da genel olarak Arap asıllılar ve Müslümanlar “Turco” yani “Türk” olarak isimlendirilmekte ve bu durum bir buçuk asırdır sürmektedir.

Bugün kesin olmamakla birlikte, Müslümanların sayısının 2,5-3 milyon civarında olduğu tahmin edilmektedir.

Okumaya devam →
Genel, Kitap

Elimizden Kaçıp Giden Dünya

Eser Adı: Elimizden Kaçıp Giden Dünya

Yazar: Anthony Giddens

Çeviri: Osman Akınhay

Yayınevi: Alfa Yayınları

Basım yılı: 1999

Günümüzün en etkili düşünce adamlarından ve en önemli modern bilimcilerinden biri olan Anthony Giddens, modern toplumlar üzerine bütünsel görüşleriyle tanınmaktadır. Giddens’ın bugüne kadar yayımlanan 34 kitabı 29 farklı dile tercüme edilerek okuyucusuyla buluşturulmuştur. 1999 yılında BBC Radyo kanalında sunduğu “Elimizden Kaçıp Giden Dünya” başlıklı BBC Reith Konferansları, daha sonra kitaplaştırılmıştır. Giddens bu konferanslarda, alanla ilgili herhangi bir uzmanlığı olmayan vasıfsız denilebilecek bir kesime yönelik küreselleşme kavramını ve küreselleşmenin sonuçlarını değerlendirmiştir. Bunu yaparken de hitap ettiği kesime uygun olarak oldukça sade bir dil kullanmayı tercih etmiştir. Londra’da başlayan bu konferanslarının ünü kısa sürede İngiltere sınırlarını aşmış ve Giddens Washington, Yeni Delhi ve Hong Kong gibi merkezlerde de yerel dinleyici ile buluşmuştur. “Elimizden Kaçıp Giden Dünya” konferansları, yazara ulusal ve uluslararası çapta çeşitli ödüller de getirmiştir.

Okumaya devam →
Biyografi

Haydar Cemal: Rusya’da Müslüman Bir Fikir Adamı

Sovyetler Birliği’nin kurulmasından sonra Kafkasya, Orta Asya ve Rusya’nın farklı bölgelerindeki milyonlarca Müslüman, 70 yıl boyunca komünist rejimin din düşmanlığı ve zulmü altında yaşadı. Bu süreçte izlenen siyaset ve uygulanan baskıların temel hedeflerinden biri toplumu dinden tamamen koparmak olsa da 1990’ların başında SSCB’nin yıkılmasından sonra bu politikada hedeflenen başarının sağlanamadığı ortaya çıktı. Bunda insanların hem bir yolunu bulup dinlerini yaşamaları hem gizlice yapılan tebliğ çalışmaları hem de zaman zaman açıktan yapılan başkaldırılar ve kişisel ihya harekeleri ile verilen mücadeleler etkili oldu.

Okumaya devam →
Kitap

Suriye’de İktidar Mücadelesi

  • Kitap adı: Suriye’de İktidar Mücadelesi
  • Esad ve Baas Partisi Yönetiminde Siyaset ve Toplum
  • Özgün Adı: “The Struggle for Power in Syria”
  • Yazar: Nikolaos van Dam
  • Çeviri: Aslı Falay Çalkıvik, Semih İdiz
  • Yayıncı kuruluş: İletişim Yayınları
  • Birinci baskı: 2000
  • Sayfa Sayısı: 292
  • ISBN: 9789754707762

Bu çalışma, esasında günümüz Suriye’sinin yaşamakta olduğu kaos ortamının belli bir oranda şifrelerini barındırma özelliğine sahip olması açısından da önemlidir. Suriye krizini doğru anlama yolunda okunması gereken temel eserlerden biri olarak gösterilebilir.

Okumaya devam →
Gezi

Etiyopya’da Zamanda Yolculuk

Ülkeye genel bir bakış

Etiyopya, nam-ı diğer Habeşistan. Bölge olarak Somali, Cibuti, Eritre, Yemen’in bir kısmı ve Sudan, Habeşistan yani köleler diyarı olarak anılan bölgeler. Habeşistan kelimesini her telaffuz ettiğimde sanki Bilal-i Habeşi’yi çağırıyorum. Habeşistan, Allah Resulü’nün güzel sesli müezzininin anavatanı… Ve Mekke müşriklerinin zulmünden bunalmış Müslümanlara kucağını açan, ilk hicretin ülkesi. Yıl 615; nübüvvetin 5’inci yılı. 12’si erkek, 4’ü kadın 16 kişinin İslamiyet’i götürdüğü topraklar. Adil kral, Habeş Necaşisi Ashame’nin ülkesi. İlk hicret kafilesi ile birlikte Müslümanlığı tanımış olan ülkede o gün bugündür Müslümanlar “Biz kılıçla Müslüman olmadık.” diyerek övünüyorlar. Etiyopya ilginç bir şekilde Afrika ülkeleri içinde Hristiyanlığı da Müslümanlığı da ilk kabul eden ülke. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Habeş eyaleti olarak Osmanlı’ya bağlı bir şekilde sürdürüyor varlığını. Şimdi ise Etiyopya Federal Cumhuriyeti. Yirmi yıl öncesine kadar Hristiyan olan devlet, şu an laik ve kanun önünde Hristiyanlar da Müslümanlar da eşit deniyor. Hükümette Müslüman bakanlar da bulunuyor. Homojen bir bölgeden söz edilemiyor. Müslüman halk ve Hristiyan halk karışık yaşıyorlar. Tam anlamıyla mümkün olmasa da bu durum bir nevi kitlesel din çatışmasının önünü kesmiş oluyor. Fakat zamanında cami yapımları sırasında çok kan aktığını da öğreniyoruz. Bir zamanlar kanunlara göre toprakların üçte biri kiliseninmiş. Bu üçte birlik kısmın da bir sınırı olmadığı için ne zaman ki bir yere cami yapılmak istense o toprak parçasının kiliseye ait olduğu söylenir, kan akar, olayın üzerinden biraz zaman geçer ve cami yapılırmış. Etiyopya binlerce yıllık köklü bir devlet geleneğine ve medeniyete sahip olmasıyla da tipik Afrika ülkelerinden ayrışıyor. 84 kabile, 84 ayrı dil var. İktidarı Amhara kabilesi elinde tutuyor. Devletin resmî dili Amharice. Kuzeyde yaşayan ve en fazla nüfusa sahip kabile olan Oromiler ise bizim sayımız daha fazla, arazimiz daha geniş, resmî dil bizim dilimiz olmalı, diyorlarmış. Yakın zamana kadar Oromiler resmî yönetim tarafından insan bile sayılmıyor; halka şiddeti önleyici çağrı yapılırken “Kimseyi öldürmeyin, Oromi bile olsa.” deniliyormuş. Oromiye halkı renklerle fazlaca barışık. Kılık kıyafetlerinin rengârenk olması bir yana, camileri de rengârenk. Mavi, yeşil, kırmızı, pembe…

Okumaya devam →
Biyografi

Müslüman Kardeşlerin Annesi: Zeynep el-Gazali

“Allah’ın izniyle, Kur’an’ın ve sünnetin hedeflerini kavrayan ve yolun uzunluğunu idrak edenler, İslam toplumu dirilinceye ve insanlık Kur’an’la sünnetin sancağı altında gölgeleninceye kadar haktan, hayırdan ve O’na davet etmekten sapmayacaktır. Hak yolda ve sebatla yarışıyoruz. Karşılaştığımız bütün şeylerin karşılığını Allah’tan bekliyoruz.”

Zindan Hatıraları kitabının önsözünden alıntıladığımız bu satırlar sanırım Zeynep el-Gazali’nin hayat rotası hakkında kanaat oluşturmamıza yetecektir. Türkiye onu, Mısır Devlet Başkanı Cemal Abdünnasır’ın yönetimi ele geçirmesinin ardından Müslüman Kardeşler Teşkilatı’nı tasfiye hareketine giriştiğinde, devlet teröründen nasibini alanların başında geldiği dönemde tanıdı.

Okumaya devam →
Kitap

Arap Dünyasında Köktencilik (Devrimci İslam)

Kitap adı: Arap Dünyasında Köktencilik   (Devrimci İslam)
Yazar: R.Hrair Dökmeciyan
Yayınevi: İlke Yayınları
Yayın yeri ve yılı: İstanbul, 2003

Kitap, siyasi İslam ve siyasi İslam’ın Arap dünyasındaki devrimci yansımalarını inceleyen bir araştırma çalışması niteliğindedir. Yazar çalışmasının pek çok yeraltı yayınını, broşürü ve risaleyi barındıran orijinal Arap kaynaklarına dayandığını iddia ediyor. Kitap ayrıca saha çalışmaları neticesinde elde edilen bilgilere dayalı 91 İslami topluluk ve grubun analizinden oluşan bazı deneysel kayıtları da ihtiva ediyor.

Okumaya devam →
Araştırma

Türkiye’de Göç Yönetimi ve Suriyeli Sığınmacılar

Türkiye misafir ettiği Suriyeli göçmen sayısıyla dünyada en fazla mülteciye ev sahipliği yapan ülke konumundadır. 2011 yılında başlayan iç savaş, sonrasında yerini çok taraflı küresel vekalet savaşına bırakmıştır. Suriye’deki çatışma durumunun üzerinden 10 yıl geçerken Suriyelilerin ülkelerine dönmeleri konusunda net bir tablo görünmemektedir. Bu yüzden Türkiye, göç politikaları kapsamında zaman geçtikçe daha kalıcı adımlar atmaya başlamıştır.

Okumaya devam →
Biyografi

Malcolm X: Bir İnsan Hakları Mücadelesi

1990 yılı ilkbaharıydı. Bir ikindi vakti yeni gittiğim New York’taki Columbia Üniversitesi’nin bahçesinde College Walk olarak isimlendirilen 116. Cadde’de yürüyordum. Kulağıma ezan sesi gelmeye başladı. Bir anda bunun memleket özleminden kaynaklanan bir yanılsama olduğunu düşündüm. Sesin geldiği istikamette yürümeye başladım. Ayaklarım beni doğu yönüne götürdü. Morning Side Drive’a ulaştım ve caddeden karşıya geçtim. Yol sona ermişti. Balkona benzeyen gözetleme noktasında durdum. Harlem’e yukarıdan bakıyordum. Dikkatle dinledim. Ezan sesi Harlem’deki Malcolm X Camii’nden geliyordu. O anda yaşadığım karmaşık hisleri anlatamam. Amerika’nın Hollywood filmlerine yansımayan bir yüzü ile karşılaşmaktan dolayı şaşkındım.

Okumaya devam →